
Onbir yabancı oyuncu, ödenemeyen milyonlarca liralık vergi borçları, verilemeyen maaşlar, zamlar, aç gezen diğer branşlar, icrayla, hacizle uğraşan sporcular... Bir de Quaresma hayalleri. Borçlarından dolayı lisans alamamanın sıkıntısını yaşayan bir kulüp, gelirleri temlikliyken bütün bu borçların altından nasıl kalkabilir? Normal şartlarda kalkamaz. Beşiktaş da bu yükün altında ezilmeye doğru gidiyor şu anda. Beşiktaş’ın çok acil bir şekilde radikal kararlar alması gerekiyor. Yıldız futbolcular peşinde koşmanın ve geleceği daha da karartmanın alemi yok. Nakit akışı sağlanamayıp kasaya giren herhangi bir şey olmadığından ötürü eldeki en önemli değerleri -aynı zamanda şu an için tek gelir kaynaklarını- gözden çıkartmak lazım. Gelecek üç yıl için başarı hayalleri kurmadan gerçekleşebilir düzlüğe çıkmak. Eldeki para eden değerlerin; Holosko, Ferrari, Sivok, Bobo, talipleri çıkarsa Ernst ve Fink’in satışını yönetimin ciddi ciddi düşünmesi lazım. Yıllardır yapılan onlarca transferden sadece Carew ve Fatih Sonkaya’dan para kazanabilen bir yönetimin bunu nasıl başaracağı ise başka bir yazının konusu. Beşiktaş, Necip, Rıdvan, Batuhan, İsmail gibi oyunculara bel bağlayıp birkaç sezonu çıkartabilir ve sonraki yıllara geçmişten ders alarak hazırlanırsa sabrın sonundaki selamete ulaşabilir belki. Yabancı transferleri ümit milli takımlarda oynayanlarla kotarıp ilk dörde oynayan bir takım oluşturulabilir bu üç yıl içinde. Quaresma ve sözü edilen diğer yıldızlar ise mevcut şartlar altında Beşiktaş için çok büyük bir lüks. Bükülen bele daha da fazla yük bindirmekle eşdeğer hamleler bunlar. İçmeye ayranın yokken çeşmeye atla gitmeye benziyor siyah-beyazlıların durumu. Böyle devam ederlerse Akaretler’in kapısına kilit vurup “hadi selametle” diyecekleri gün yarından da yakındır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder